İçeriğe geç

Okumaya Tatil Edilen Mevsim: Yaz

Yaz geldi, geçiyor. Her ne kadar yaz mevsimini gecikmeli gelen mevsim şartlarından dolayı tam hissedemesek de aslında yaz sıcaklarında yağmur hiç de fena olmuyor. Yoksa bir bu kadar daha rehavet çökerdi üzerimize. Rehavet (vücutta görülen gevşeklik, bir tür tembellik, uyku isteği) diyorum çünkü yaz aylarında ister istemez bedenimiz hiç direnmeden uyum sağlıyor.

Peki, konumuza gelecek olursak, yaz gelince kitap okuma işi de rehavete yeniliyor mu? Oysa internette türlü türlü listeler var bizi motive eden. Seç beğen başla. Yok şu 10 kitabı okumadan yaz tatilini bitirmeyin, yok tatilde okunması gereken 30 kitap, plajda okunacak 12 kitap gibi (!)… Neye, kime göre belirleniyor bu listeler bilemem, sanırım çoğu reklam amaçlı ama olur da kitap seçimi konusunda uykunuz kaçar, sıkıntı çeker ve bu listelerden yararlanacaksanız en azından kaynağına, tavsiye eden kişinin yetkinliğine dikkat edin derim. Bu konuda bende tabi ki uzman değilim, sadece iyi bir okur olmaya çalışan ve okuduklarımdan, öğrendiklerimden bazı önemli bulduğum konuları burada sizlerle paylaşmak isteyen biriyim.

Çocuklardan başlarsak, yaz döneminde okumanın önemini aslında hepimiz biliyoruz. Ve sık sık dillendiriyoruz. Bu durumu en iyi şekilde (savunduğu tüm tezleri sayısal verilerle açıkladığı için) Prof.Dr. Selçuk Şirin Hürriyet’teki köşe yazısında kısaca şöyle açıklıyor. Yaz dönemlerinde çocuklar maalesef öğrenme kaybı yaşıyor. Tatilde hiç kitap okumayan/okuyamayan, tatil kitaplarını, setlerini hiç açmayan/açamayan çocuklar okul açıldığında diğer arkadaşlarına göre ortalama 10’da 1’ini unutarak bir üst sınıfa geriden başlamış oluyor. Bazı çocuklarımız sosyal imkandan dolayı tatilini verimli geçirirken yoksul ailelerde çocuklar maalesef bu öğrenme kaybını daha çok yaşıyor. Aileler olarak çocuğumuza iyi şartlar sunamasak bile birkaç okuma kitabı, birkaç tatil kitabı/seti almak maddi olarak bizi çok zorlamayacaktır. Ya da çocuklarımızı halk kütüphanelerinden faydalandırabiliriz.

Peki, biz yetişkinler? Örnek olmalıyız küçüklere! Evet, yetişkinler için de okumanın önemli olduğunu biliyoruz ve dillendiriyoruz. Ama çoğumuz okumuyor o ayrı bir konu. Özellikle yoğun bir mesai yılı geçiren kişiler kendini tatile atıyor. Tüm özgürlüğü o bir-iki haftada yaşamak istiyor. Birçoğumuza göre yorucu geçen bu tatilde fırsat buldukça kitap, dergi okusak aslında ruhumuzu da dinlendirmiş oluruz. Amacımız bu değil mi zaten tatilde. Kitap okumanın stresi azalttığını, zihni açtığını, konsantrasyonu güçlendirdiğini, hantallıktan kurtardığını da biliyoruz çünkü. Ayrıca, eminin mecburiyetten dolayı otellere tatile gidip hıncahınç insan arasında yalnızlık çeken de vardır. Bu durumda da kurtarıcı bence kitap olmalı, sosyal medya değil. Hem en iyi arkadaştır hem de rahat bir uykuya dalmanızı sağlar tatil boyunca.

 

İki gün önce sosyal medya hesabımdan bu yazı için yaptığım bir anket sonucunu da paylaşmak isterim. 900 takipçiden ankete katılanlar arasında çıkan en önemli sonuç bence şu: Ülke ortalamasına göre yüksek çıkan bu sonuç aslında benim ne kadar çok şanslı biri olduğumu gösteriyor. Çevremde bu kadar okuyan insanın olması aslında benim de okuma motivasyonumu artıran en önemli sebeplerden biri. Kısacası, okuyan birileri olsun etrafınızda.

Soru: Tatilde yanınıza kitap aldınız mı?

Cevap: %76 Evet, %24 Hayır

Güzel bir tatil geçirmeniz dileğiyle iyi tatiller.

Tarih:Tüm Yazılar

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.